|
 |
Esenler ve Sosyal Patlama
ESENLER VE SOSYAL PATLAMA
Esenler?de yaşanan olayları hemen hepimiz bir sinema izleyicisi dinginliği ve kayıtsızlığıyla evlerimizde televizyonlarımızın başından izledik. Eminim ki hemen hepimiz o ekranda bizlere seslenerek, olayların iki gurup arasında çıktığını söyleyen, aslında bunun çok az rastlanır, münferit bir vakıa olduğunu üstüne basa basa anlatan yöneticilerimizin kerameti kendinden menkul yorumcularımızın anlattıklarını dinleyerek derin bir oh! Çektik.
Ama kazın ayağı öyle değil! Aslında bütün bu olanlar ;?Türkiye Arjantin değildir? diyenleri, ?Türkiye de sosyal patlama olmaz? diyenleri yalanlayan gelişmelerin sosyal boyutta olan ilk belirtileridir.
Bir mahallede yaşayan yüzlerce insanın; kendi işinde gücünde, ya da kendi işsizliğinin derin bunalımını tek başına yaşayan yüzlerce insanın, Roman ya da Siirtli ya da Tokatlı olmak aşkına sokaklara dökülerek camları pencereleri indirdiğini, birbirlerinin kanını döktüklerini mi sanıyorsunuz?
Bu bir sosyal patlamadır. Sosyal patlama illa da halkın sokaklara dökülerek kamuya ait yerleri kırıp dökmesi değildir. Bizim dünyadan bi- haber yöneticilerimizin birçoğu, olaylar eğer devlete, yönetime karşı yapılmıyorsa onu patlamadan saymıyorlar gibime geliyor.
Oysa bu bal gibi de sosyal patlamadır. Akılcılığını hoş görülülüğünü, izanını kaybetmiş şizofrenleşmiş bir toplumun öfkesinin birbirine patlamasıdır.
Arjantin?de de böyle değil midir? .
Arjantin?de parlamentoyu basan, yangın çıkaran, sokağa dökülen, yağmaya bulaşanların hepsinin orta sınıf mensubu olduğunu, hepsinin bankada hesabının bulunduğunu kim söyleyebilir?
Toplumların çelişkiler, toplumsal adaletsizlikler karşısında elinin kolunun bağlanarak bir şeyler yapamaz hale getirilmesi; bireylerin demokratik eylemlerle demokratik örgütlenmelerle haklarını elde edemeyecek bir biçimde elinin kolunun bağlanması, tüm bireyleriyle toplumu bir öfke topuna dönüştürmektedir.
Bu toplumun patlaması ise herhangi bir nedenle; bazen bir kişinin, bazen bir gurubun bazen bir sınıfın direnmesi, öfke boşalmasıyla başlayabilir. Arjantin?de bankadaki paralarına el konulan orta sınıfla başlayan kaotik patlama, Türkiye?de üç milyon lira alacağını alamayan vatandaşın dövülmesi üzerine başlamıştır.
Sorun bu kıvılcımın toplumsal kargaşayı ateşlemiş olmasıdır. Sorunu görünür nedende aramak kanımca aldatıcıdır. Sorun, ne patlamaya yol açan ?olay? dadır, ne de patlama sonrasında insanların hangi saik ve düşünceyle birbirlerine karşı saflaştıklarındadır.
Yani meseleyi ne alacak verecek boyutunda, ne de hemşehricilik kamplaşması Roman ? Siirtli, ya da Roman- Tokatlı kamplaşması biçiminde görüp ele almak doğru ve sağlıklı sonuçlara götürmez.
Aslolan hangi nedenle başlamış olursa olsun; hangi nedenle insanlar saflaşırsa saflaşsın; insanları birbirlerinin kanını dökmek hırsıyla birbirlerine silah çekecek psikoloji içerisine yuvarlanmış olmasıdır.
Kabul edin ki, BBG evine, evde yatakta poposunu devire devire uyuyan kıza, erkeğe, ununu elemiş eleğine koyacak bir şeyler arama sevdasında yaşı içi geçmiş ihtiyara ya da can sıkıntısından jimnastik yapan kızcağızın orasına burasına zum?lama yapan televizyon görüntülerini izlediğinizin onda biri kadar kendi sokağımıza kendi mahallemize, kentimize ülkemize baksak; Esenler olayını gözlemlesek, tehlikenin ve toplum olarak ne kadar ciddi bir hastalığın pençesinde olduğumuzun farkında olacağız.
Amaan! Şimdi sırası mı bunların?...
Boş verin Esenler?i :Açın televizyonlarınızı , BBG evi?ni röntgenleyin.!
|